DİĞER KATEGORİLER

ZOR GÜNLER GELİYOR!

ZOR GÜNLER GELİYOR!- Muhammet GÜMÜŞ- Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6

Ekonomik ve siyasi anlamda çok hızlı gelişmelerin yaşandığı günümüzde, yapılan icraatlar ne kadar önemli ve büyük olursa olsun bir kesimi mutlu etmeye asla yetmiyor.
Ülkemizin önemli bir meselesi olan EYT sorununun çözümünden asgari ücrete yapılan artış ve bununla birlikte emekli ve memurlara yapılan katkılara kadar birçok konu hala bir kesimi tatmin etmeye yetmiyor. Onları dinlediğiniz zaman sanıyorsunuz ki ülke battı, bitti. İşte bu anlayışı güzel bir şekilde ifade eden alıntıyı paylaşmak istiyorum sizlerle. Bir dönem okuduğum bir kitapta gördüğüm bu alıntı tam da günümüzdeki o felaket tellallarını anlatan önemli bir örnek aslında...
Alıntı şöyle:
Kasabada yaşayan bir mimar resmini yaptırmak üzere genç bir ressam ile anlaşır.
Ressam çok heyecanlıdır; kendini çok iyi hissetmektedir, çünkü bu aldığı ilk büyük iştir.
Aldığı işi kutlamak için en sevdiği lokantaya gider.
Orada oturup yemeğini yerken, yan masanın sandalyelerinden birinin üstünde duran gazeteyi görür. İlk sayfanın üst tarafında kalın harflerle şu sözler yazılıdır:
“Zor Günler Geliyor”.
Gazete başlığına baktıkça telaşlanır, kaygılanır. O sırada lokanta sahibi gelir:
“Size biraz daha yiyecek bir şeyler getireyim mi?” diye sorar.
“Hayır, bana sadece hesabı getirin, hemen gitmeliyim” der ressam.
Lokanta sahibi: “Bir sorun mu var” diye sorar. Ressam “Zor günler geliyor, şimdi zamanımı ve paramı boşa harcamanın sırası değil, işimin başına gitmeliyim” diyerek yanıt verir.
Ressam gidince lokanta sahibi “Zor günler mi geliyor?” diye düşünmeye başlar.
Düşündükçe telaşlanır, kaygılanır. Karısına telefon eder ve ona şunları söyler:
“Bu seneki şölen için ısmarladığın elbise sadece bir kez giymek için çok pahalı. Sanırım zor günler geliyor, belki mağazayı aramalı ve şimdilik siparişini iptal etmelisin.”
Lokanta sahibinin karısı isteksizce “Peki, tamam” diyerek mağaza sahibi olan kadını arar:
“Yeni güzel elbisemin kumaşını ısmarladınız biliyorum ama kocam zor günlerin geldiğini söyler. O yüzden kemerlerimizi sıkmalı ve tutumlu olmalıyız. Elbise siparişimi iptal etmek zorundayım.” der.
Dükkân sahibi kadın: “Bunu duymaktan kesinlikle hoşlanmadım ama sizi anlıyorum” diyerek kadını yanıtlar. Duyduklarını düşünmeye başlar ve düşündükçe telaşlanır, kaygılanır.
Dükkân sahibi mimarını arar ve:
“Anladığım kadarıyla zor günler kapıda. Mağazamı iki kat büyütmek için kötü bir zaman. Şu anda bu tür yükümlülük altına giremem” der.
Mimar mağaza sahibi kadının söylediklerini düşünür. Genç ressamı arar: “Zor günler geliyor ve bir portreye para harcamak için doğru zaman değil. Portre siparişimi iptal etmeliyim” der.
Genç ressam bu duruma çok üzülür. Aldığı ilk büyük işin bu şekilde iptal olması çok canını sıkmıştır. Kendisini reddedilmiş ve üzgün hissederek üzüntüsünü boğmak için lokantaya gider.
Orada oturmuşken yaklaşık üç metre uzağındaki sandalyeye bakar. “Zor Günler Geliyor” başlığı atmış bir gazetenin durduğu sandalyedir bu.
Kalkıp gazeteyi alır ve haberi yakından inceler. Gazete on yıl öncesinin tarihini taşımaktadır. Biri onu lokanta için sarılmış tabak çanakları boşaltırken orada bırakmıştır…
Başlığın taşıdığı ifade toplumun önde gelen pek çok bireyini etkilemiştir.
İşte bakın bugünde çevremizde yapılan iyi ve güzel işlere karşın bir kesim insan olumsuz olaylar ile uğraşmakta.
Ressamın yaşadıkları gibi olumsuzluklara odaklanıldığında o olumsuzluk aynı ressam gibi tekrar kişinin kendisine dönecektir. Oysa ki hayatınızdan şikâyet etmektense sorunları nasıl çözmelisiniz onlara odaklanın. Çünkü geçmişten bugüne baktığınızda başarılı ve mutlu insanlar problemlerden çok sadece çözümlere odaklanıyor.
Kalın sağlıcakla...