DİĞER KATEGORİLER

Tarık Suresi’nden mesaj; Vahye uygun yaşayan Müslümanın karşısında duracak hiçbir güç yoktur

Tarık Suresi’nden mesaj; Vahye uygun yaşayan Müslümanın karşısında duracak hiçbir güç yoktur- Hüseyin TOPTAŞ- Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6

Allah (cc) buyuruyor:
“Göğe ve târıka andolsun. Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin? O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.” (1-3)
Kur’an-ı Kerimde yemin edilen şeyin önemine dikkat çekmek için bazı sureler yemin edatı ile başlamıştır. Bu sure de sema ve tarık üzerine yapılan yeminle başlamaktadır.
Sema, Arş'a kadar maddi ve ruhani mutlak yükseklik manasınadır. Tarık ise geceleyin gelip kapı çalan, karanlığı delen aydınlık veya gönül hoplatan ziyaretçi manasına gelmektedir. Sure bir bütün olarak incelendiği zaman ayette geçen Tarık ile vahyin kastedildiği anlaşılmaktadır. Vahiy kadir gecesinde nazil olmaya başlamış, indiği geceyi bin geceden hayırlı kılmış, insanlığı cahiliye karanlığından aydınlığa çıkarmıştır. Yıldızın karanlıkları delip ortalığı aydınlattığı gibi gönüllere işleyen vahiy de dünya ve ahiret saadeti için insanın hidayet rehberi olmuştur.
Elmalılı tefsirinde; “Yıldızlarla da insanlar yollarını bulurlar” (Nahl 16/16) meâlindeki âyetin mecazi anlamından hareketle târık, “mânevî semadan gelip vicdana işleyen ve zihinlere nakşedilerek insanı içindeki ve dışındaki karanlıklardan çıkarıp aydınlatan ilâhî irşatlar” olarak yorumlamıştır.
Kur’an’ın önemine dikkat çekmek için Tarık’a yemin edilen ilk ayetten sonra gelen mesajlarda insanların dikkati çekilerek, insan bizzat kendi varlığını tefekkür etmeye davet edilmiştir.
“Hiçbir kimse yoktur ki, üzerinde koruyucu bulunmasın. Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın. Fışkırıp çıkan bir sudan yaratıldı. Bu su, bel ile kaburga kemikleri arasından çıkar. Şüphesiz Allah’ın onu, öldükten sonra tekrar diriltmeye de gücü yeter.” (4- 9)
Koruyucu ifadesi ile Allah Teâlâ'nın zâtı kastedilmektedir. O Allah (c.c.) ki, küçük ve büyük yaratmış olduğu her şey O'nun kontrolü altındadır ve tüm mahlukat O'nun lûtfu sayesinde hayatını sürdürmektedir. İnsanın ana rahmine atılan bir damla sudan sonra orada gelişmesi, canlanması ve hayata gözlerini açması Allah’ın koruması sayesinde olmaktadır. Bir nutfenin düşünen, bakan, akıl eden, koruyan ve yüce değerlere sahip olan bir insan haline getirilmesi büyük bir yaratıcılık eseridir. İnsanı yaratan kudret, insan öldükten öldükten sonra onu diriltmeye de kadirdir. İnsan başıboş yaratılmamıştır. Her an kontrol altındadır. İnsanın kontrol altında olduğu ve her amelinin takip edilerek yazıldığı rabbimiz tarafından yine bizlere bildirilmektedir.
"Oysa üzerinizde muhakkak gözcü melekler var. Dürüst yazıcılar var. Her ne yaparsanız bilirler."(İnfitar, 82/10-12)