DİĞER KATEGORİLER

Onurlu bir yaşam için

Onurlu bir yaşam için- Mustafa DEĞİRMENCİ- Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6

Değerli Okurlar; Plansız bir biçimde yürütülen ülke ekonomisinin yarattığı hayat pahalılığı özellikle dar gelirli yurttaşlara taşınamayacak yükler getirmektedir. Anayasanın başlangıç maddesinin altıncı bendi, “Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu” hükmü ile devlete yurttaşlarına onurlu bir yaşam yaşatma görevini vermektedir. Anayasanın 55. maddesinde bu husus bir kez daha güvence altına alınmakta ve “Devlet çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli önlemleri alır” demektedir. Mevcut iktidarın bu anayasa hükümlerini yaşama geçirdiği söylenemez çünkü yaklaşık on milyon Türk vatandaşı yoksulluk sınırında yaşamaktadır ve pazar artıklarından toplayarak hayata tutunmaya çalışan insanlar bulunmaktadır.
Ülkemizde iş sözleşmesine dayalı olarak yaklaşık 15 milyon işçi çalışmakta ve bunların yüzde yetmişi asgari ücretle çalışmaktadır. Asgari ücret bugün 2825 liradır ve belirlendiği günden bu yana önemli ölçüde değer kaybetmiştir. İşçinin reel ücreti çok düşmüş ve işçileri sosyal bir facianın eşiğine getirmiştir. İşçilerin büyük bir çoğunluğunun sendikal güvenceden yoksun olduğu ülkemizde işçilerimiz bir yaşam savaşı vermektedir. Asgari ücret 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesinde, “İş sözleşmesi ile çalışan ve bu kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca Asgari Ücreti tespit komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırı en geç iki yılda bir belirlenir” denmektedir. Maddenin devamında bu komisyonun kimlerden oluşacağı belirtilmektedir. Bu komisyon 5 devlet, 5 işveren ve 5 sendikal kesimden olmak üzere 15 kişiden oluşmakta ve iktidar temsilcileri sürekli olarak işveren temsilcileri ile aynı doğrultuda oy kullandıklarından bu komisyon kararları hiçbir zaman işçiler lehine olmamıştır ve olmayacaktır.
İşçilere insanlık onuruna yakışan bir yaşam yaşatmak devlet için anayasal bir görevdir. Bugün asgari ücretle çalışanlar bu çizginin çok gerisindedir. Asgari Ücret Komisyonu yakında toplanacak ve milyonlarca işçinin kaderini belirleyecektir. Bu komisyonun işletmelerde işyeri giderleri içinde işçilere ödenen payın çok düşük olduğunu mutlaka hatırlaması gerekir. Belirlenecek ücret işçinin konut, mutfak, çocuklarının eğitimi, taşıt giderlerini ve hatta sinema-tiyatro gibi kültürel giderlerini karşılayacak bir rakam olmalıdır. Komisyon mutlaka evli-bekâr işçi ayrımını yapmalı ve evli işçiler için daha yüksek bir ücret belirlemelidir. Asgari ücretin miktarını bizim belirlememiz doğru olmaz ama ekonomik göstergeler, çarşı-pazar fiyatları ortadadır bu nedenle yüzde 20, yüzde 30 dolayında bir artış değil, asgari ücreti evli işçiler için en az 4000 lira dolayına taşıyacak bir rakam düşünülmelidir. Elbette bekâr işçilerin ücreti bunun altında belirlenecektir.
Madalyonun diğer tarafındaki işverenler için ise SGK primleri üzerinden gerekli indirim ve teşvikler sağlanmalıdır. Hali hazırda yürütülen görüşmelerde her iki tarafı da dinleyip, mevcut piyasa koşullarına göre şartlar en üst seviyeden zorlanmalıdır.
Saygılarımla