DİĞER KATEGORİLER

NE OLACAK BU DÖVİZİN HALİ

NE OLACAK BU DÖVİZİN HALİ-Behçet BÜYÜKGÖKMEN- Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6
Bayramdan sonra yine anormal kur atakları ile karşı karşıya kaldık. Özellikle USD ve AVRO adeta tırmanışa geçti ve doğal olarak can yakmaya başladı. Bu kur ataklarının teknik analizi benim konum değil. Bu nedenle haddimi aşıp teknik analiz yapmak istemiyorum. Ben bugün yaşanan kur ataklarının yıllar önce yapılan tercih ve alınan kararların bir sonucu olduğunu düşünüyorum ve bu konuyu ele alacağım. Bugün birçok insanın, hatta yazar-çizerin (balık) hafızasında bulunmayan 24 Ocak 1980 ekonomik kararlarını bilmeden olan biteni anlamak mümkün değildir. Demirel Başbakan ve Özal planlama müsteşarıdır. 24 Ocak 1980 günü Cumhuriyet tarihinin en önemli kararlarından biri alınır. Bu o kadar önemlidir ki, ülke net bir şekilde makas değiştirmiş ve yeni bir güzergâha girmiştir. Takdir edersiniz ki bir köşe yazısında bu tarihi kararları uzun uzadıya anlatmak mümkün olamaz. Buna rağmen bir kaç cümle ile halkın hissettiği şekilde olan biteni özetleyeyim. Ticaret kanunu ile üst sınırı belirlenmiş olan faizler ( yanlış hatırlamıyorsam yüzde 9’du) serbest bırakılmıştır. Serbest pazar sistemine geçilmesi kararlaştırılmıştır. KİT ve İDT ( Kamu İktisadi Teşekkülleri ve İktisadi Devlet Teşekkülleri) sistematik bir şekilde özelleştirme adı altında satılacak ve devlet ekonomik faaliyetlerden uzaklaşacaktır. Sıkı kurallara bağlı olan döviz bulundurma ve alım satımı serbest hale getirilecektir. ( O zaman için Amerikan Doları ve daha yaygın olarak Alman Markı) Görece güçlü görünen sendikalar değişik yasal düzenlemeler ile etkisiz hale getirilecek ve başta işçiler olmak üzere sabit gelirli kesimlerin yüksek ücret artışları önlenecektir. Burada bir parantez açıp alınan vahşi kararların gerisindeki vahşi kapitalist düşünceyi anlatmak gerekir ama bu hacimli bir eser konusudur. Şu kadarını söyleyeyim. "Mukayeseli üstünlükler teorisi" diye bilinen ve tam bir sömürü aparatı olarak kullanılan dünya görüşü bu kararların ilham kaynağıdır. Bu acımasız kararları uygulamak Demirel'in gözünü korkutur. Vakit kazanmak için savsaklar. Bu durum küresel efendileri fena halde kızdırır ve "Bizim çocuklar"a işaret fişeği çakılır. Zaten birçok bahane vardır. Her gün onlarca insan sağ/sol kavgasından hayatını kaybetmektedir. Hazırlıklar tamamlanır ve 12 Eylül’de darbe ile yönetime el konulur. Atatürkçü olduğunu iddia eden askerler Atatürk ün partisi CHP’yi kapatmakta sakınca görmezler. İlginç belki de dramatik bir şekilde 24 Ocak kararlarının mimarı Turgut Özal’ı ödüllendirir ve kararları tavizsiz bir şekilde uygulanması için ekonominin başına getirirler. Ne acayip şeydir. Atatürk’ten çekinmeden taviz veren büst*Atatürkçüleri 24 Ocak sömürge kararlarından asla taviz vermemişlerdir. O günden bugüne ülke ve halk olarak vahşi kapitalizmin şehvetinin kurbanı olarak yaşamaya mahkûmuz. Küresel vampirlerin doymak bilmez arzuları, kaprisleri, krizleri hayatımızın ayrılmaz parçasıdır. Bugün kur ataklarını bahane ederek hükumeti devirmeye, yöneticileri itibarsızlaştırmaya çalışan gürültücü taife aynı iki yüzlü taifedir. Yıllarca değişik kademelerinde görev alıp köle sadakatiyle uyguladıkları liberal politikalar sayesinde ülke bu halde değilmiş gibi utanmadan hala sütten çıkmış ak kaşık rolü oynamakta ve yeniden kendilerine kurtarıcı olarak yalvarmamızı beklemektedirler. Bayım, Kemal Derviş imzalı "güçlü ekonomiye geçiş programını” yıllarca sadakatle uygulamadınız mı ? Bugünkü kırılgan yapı gökten zembille inmedi herhalde. Söylenecek söz çok. Bugünlük bu kadar.