DİĞER KATEGORİLER

MODERN KÖLE/TÜKETEN İNSAN

MODERN KÖLE/TÜKETEN İNSAN-Behçet BÜYÜKGÖKMEN-Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6

Ne kadar tüketirseniz o kadar mutlu olacağınızı söylüyorlar. Ne kadar tüketiyorsanız o kadar gelişmiş sayılıyorsunuz.
Modernite istatistiksel göstergeleri tüketim ekseninde tanımlıyor. Doğal olarak gelişmişlik tüketilen nesneler üzerinden okunuyor. Bu nedenle tüketim özendiriliyor. Tüketerek, piyasayı canlı tutacağımız ve böylece kalkınacağımız söyleniyor. Bu acayip bakış açısına göre; kırılan cam milli hasıla artışına neden oluyor.
Azgın kapitalistlerin kurduğu uygarlığa tüketim uygarlığı ve çağımıza da tüketim çağı diyebiliriz. Geniş kitleler tükettikçe azgın azınlık kazanıyor servetine servet katıyor.
Dikkat ederseniz insanların tasarrufa teşvik edilmeleri bile tüketim içindir. Bir miktar tasarruf eder bankaya yatırırsınız ve banka onu tüketim kredisi olarak satar. Sonuç olarak bir miktar tasarruf birkaç misli tüketim halini alır. Yaklaşık olarak son iki yüz yıldır devam eden bir süreç. Bugün ürkütücü sonuçlarla karşı karşıyayız.
Ruh ve akıl sağlığı dumura uğramış insanımsı varlıklar artık her yerdedir. Üreterek mutlu olması gereken mükerrem varlık; daha çok, daha çok tüketerek mutluluk sorununu çözeceğini sanmaktadır. Acımasız dişliler hemen hemen bütün insanlığı öğütmektedir. Tüketen insan modern köle haline gelmiştir. O artık bir bağımlıdır. Bu haliyle özgür birey olması mümkün değildir.
(Bir yerde bana sormuşlardı, sence özgürlük nedir diye; tek kelimeyle cevap verdim. Özgürlük vazgeçmektir.)
Tüketerek tükenirsiniz. Her şeyi tüketirsiniz. Aşkınızı sevdanızı, ömrünüzü ve hatta inancınızı bile tüketirsiniz. Tüketmeyin demek elbette yemeyin içmeyin demek değildir. Esas olan eşyadan; yani bütün ‘şey’lerden gerektiği kadar faydalanmak olmalıdır. Tüketmek ile faydalanmak arasındaki fark akıl sahipleri için apaçık ortadadır. Tarihin öznesi olması gereken insan dehşet verici bir şekilde nesne haline dönüştü. Nesneleşmek kaçınılmaz olarak tüketilecekler listesine dahil olmak demektir. Belki size ‘yangında ilk kurtarılacak’ eşya olma ayrıcalığını lütfederler. Oysa insan ilahi hitaba ve teklife muhatap olan bir varlıktır.
Halife/insan tarihin ve yeryüzü hayatının öznesi olan; Mükerrem /ahseni takvim/ akleden/ tefekkür edendir. Bu haliyle değer üreten bir konumdadır. Bir farkındalık oluşsun istiyorum. Hakim düzenin neredeyse Tanrı buyruğu gibi kutsamaya çalıştığı alışkanlıkları sorgulayan olalım istiyorum. İlk anlamlı soru şu olabilir, neden özne iken değersiz bir nesne ye dönüşelim?