DİĞER KATEGORİLER

HALKA RAĞMEN HALK İÇİN

HALKA RAĞMEN HALK İÇİN- Behçet BÜYÜKGÖKMEN- Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6

Türk modernleşmesi denilen şey bir bakıma devşirilmiş, batıdan daha batıcı olmuş bürokratik oligarşik elit yapının halka dayattığı projenin adıdır.
Bu tür ithal projelerin en belirgin özelliği "halka rağmen halk için" cümlesinde en net şekilde ifadesini bulur. Jakobenler bu tür dayatmalar yaparlar ama genellikle evdeki hesap çarşıya uymaz.
Anadolu coğrafyası ve Anadolu halkı ibret alacaklar için bir laboratuvar gibidir.
Yakın tarihimizde bu ibretlik gelişmelerle örülüdür.
Yıllarca ötekileştirilmiş, hor görülmüş, itilip kalkılmış geniş halk kitleleri siyaset kurumu aracılığı ile iktidarın merkezine yürüdüler ve şimdilerde merkezi ele geçirdiler. Elbette bu demokratik mekanizmalar kullanılarak yapılabildi.
Ben bu yürüyüşü çok önemseyen biriyim ve bu yürüyüşün önderi olarak Rahmetli Erbakan Hoca'yı görürüm. Allah rahmet etsin Erbakan Hoca’nın bu millet üzerinde emeği büyüktür ve bizim gibi örselenmiş Anadolu insanı için yaptığı devrim niteliğinde hizmetleri vardır.
Her şeyden önce bize "özgüven" aşılamış, inananların üstün olacağı hakikatini zihinlerimize adeta kazımıştır.
Bugün muhafazakâr dindar kadroların siyasal merkezi ele geçirmeleri şüphesiz 70'li yıllarda Erbakan Hoca'nın başlattığı ve inanılmaz bir azimle 40 yıl sürdürdüğü hareket sayesinde mümkün olabilmiştir. Bu tespit elbette sonrakilerin emeklerini boşa çıkarmaz.
Bu yazıda maksadım yakın siyasi tarihi yazmak veya bu dönemin geniş analizini yapmak değil elbette. Bu olguyu tespit ettikten sonra asıl tehlikeye dikkat çekmek bir ne'vi "nereden geliyoruz" hatırlatması yapmak için böyle bir girizgâh gerekli oldu.
Görece zenginleşen, pek çok ekonomik güce ve imkâna kavuşan dünün "çakıt velesbitli' takımı şimdilerde paçoz bir şekilde binalarında ve hayatlarında israfa varan "görkeme" çok ama çok önem verir haldedirler.
Bu korkutucu bir süreçtir kanaatimce. İlimsiz ve hikmetsiz bir hayatı yansıtıyor hemen her şey. Her bir yanı sarmış mübalağa aslında çürümeye yüz tutmuş bir acuzeyi perdelemeye hizmet ediyor. Dikkat edin, insanlar mübalağalı tören icra ediyorlarsa genellikle bir kifayetsizliği örtmeye çalışıyorlardır.
Sözgelişi şimdilerde evlilikleri sürdüremeyen nesiller abartılı düğün törenleri yapmaktan kaçınmıyorlar.
Görkem kullanışlı bir örtü gibidir.
Diktatörler acziyetlerini gizlemek için, hiçbirini kendilerinin üretmedikleri silahlarla görkemli geçit törenleri icra ederler.
Bitirirken sözü Alev Alatlı ya bırakıyorum.
Siyasetin Yapılaşması Kent Mimarisi isimli makaleden;
"Bunları söyledikten sonra itiraf etmeliyim ki, bugüne kadar görkemli bir metropol görmedim ki, insan kemikleri üzerine bina edilmemiş olsun. Görkemli bir bina, bir katedral, bir piramit, bir bulvar, şıkır şıkır bir şehir görmedim ki, temelinde sömürü, kan, cinayet, fuhuş, uyuşturucu, kara para yatmasın. Evsizlerin sığınmış titreştikleri karanlık köşeleri, şiddetin kol gezdiği arka sokakları bulunmasın. Bu nedenle olsa gerek, görkem beni ürkütür."