DİĞER KATEGORİLER

BAŞARILARIMIZIN NEDEN TADI TUZU YOK?-

BAŞARILARIMIZIN NEDEN TADI TUZU YOK?- Medine EKMEKCİ- Yeni Meram Gazetesi

İSLAM OYUNLARI 6

Hepimiz bugün başarılı olmanın peşindeyiz. Fakat ben burada farklı bir noktaya değinmek istiyorum. Acaba başarılı olalım derken neleri kaybediyoruz? Nelerden vazgeçiyoruz? Neleri ezip geçiyoruz?

Çimlerin üzerinde koşarken ezdiğimiz kır çiçeklerini, karıncaları, uğurböceklerini fark etmediğimiz gibi; başarıya doğru koșarken hayatımızda hangi değerleri yitiriyoruz?

Tabii ki başarılı olacağız ve bir Hadis-i Şerif üzere, “Yaptığımız işi sağlam ve iyi” yapacağız. Ancak başarıya ulaşırken kibri de ulaştığımız yere taşımayacağız. Bașarı ve kibir neden paralel yükseliyor?

Başarılı olmak için illa birilerini ezmemiz, birilerini uçurumdan itmemiz mi lazım? Bir insan hem başarılı hem mütevazı olamaz mı? Bir insan hem başarılı hem de tebessüm eden bir gönül insanı olamaz mı?

Ne yazık ki şu anda, “başarının ne kadar pazarlarsan o kadar takdir görürsün” anlayışı hâkim. Her şey vitrin değildir. Bizler başarısını yüksek sesle cilalayarak pazarlayanları alkışlayarak çocuklarımıza ne yazık ki doğru örnek olmuyoruz. Bu insanları çocuklarımıza rol model göstererek küçük zihinlere, “ başarı ancak beraberinde gurur ve kibir olursa gerçek başarıdır” anlayışına yerleştiriyoruz.

Bizler hazine avcısı gibi olmalıyız. Etrafımızda nice bilgiler akil adamlar fikir insanları var. Fakat tevazusuyla onları toplum içinde ayırt edemiyorsunuz. Kim bilir nice büyük Allah dostları da vardır..

Necip fazıl’ın deyimiyle, “ yıldızları tesbih tesbih çekip, namazda arka saf hizasında” duran. Belki dünya çapında büyük bir buluşa imza atmış ilim adamları var. Onlar kibir göstermediği için, senin benimle birlikte otobüse biniyor, metroya biniyor. İnsanlara sevgi ve merhametle yaklaşıyor. Tebessüm ediyor insanların gözlerinin içine bakıyor. Daha da önemlisi ne biliyor musunuz? Bilgisini büyük harflerle, büyük cümlelerle vitrine çıkarmıyor. Gerçekten kendisine hayran bırakıyor. Kendinizi o insanların yanında, huzurlu güvende hissedersiniz..

Kıymetli dostlar bizim modelimiz işte bu şahsiyetler olmalı. Bu insanları ziyaret edip ellerini öpmemiz lazım. Bu insanların derdi kendilerini başkalarına beğendirmek değil Rabb’ine beğendirmek..

Çocuklarımıza, “ başarılı ol, yükseldikçe insanlık da zirveye Ulaş. Alçak gönüllü ol. Gönül gözünle konuş, gönülden dinle, gönülden söyle. İnsanlara sevgi ile yaklaş. Samimi ve içten ol” diye öğütlememiz gerek..

Niyetimiz gönüllere dokunmak olsun, Allah rızasını kazanmak olsun. Kim bilir belki başarılarımızın bu yüzden tadı yok, bu yüzden başardıkça tatmin olamıyoruz, tamamlanmamışlık hissediyoruz.. Vesselam..